Sepetim (0) Toplam: 0,00TL

RIZÂEDDİN BİN FAHREDDİN, Tatar-Türk din âlimi, müftü ve tarihçi. 12 Ocak 1859’da bugünkü Bügülme ilçesine bağlı Kiçüçat köyünde ilimle uğraşan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tam adı Rızâeddin b. Fahreddin b. Seyfeddin eş-Şirdânî’dir. On yaşında iken Tüben Şelçeli (Aşağı Çırşılı) Medresesi’ne gönderildi. 1884’den itibaren Gaspıralı İsmâil’in yönetiminde yayımlanan Tercüman gazetesi onu yeni fikirlerle tanıştırdı ve bizzat Gaspıralı ile mektuplaştı. Kazanlı din âlimi Şehâbeddin el-Mercânî’nin ıslahatçı fikirleriyle ilgilendi, Mercânî ile tanışmak üzere 1886’da Kazan’a gitti. Öğrenim gördüğü medresede 1887’den itibaren ders vermeye başlayan Rızâeddin bu dönemde ilk beş eserini kaleme aldı. Cemâleddîn-i Efgānî ile 1888 yılında Petersburg’da görüştü. Öğrenci ve hoca olarak yirmi yıl kaldığı Tüben Şelçeli Medresesi’nden 1889’da ayrıldı, İlbek köyüne imam ve müderris olarak gönderildi. 1891’de Çarlık Rusyası’nda yaşayan Müslümanların dört dinî idaresinden biri olan Ufa’daki Orenburg Müftülüğü’ne kadı olarak atandı. 1905’teki birinci Rus ihtilâlinin ardından çarlığın benimsediği kısmen özgürlükçü politikalar Müslümanlara kendi millî basınlarını kurma imkânı tanıyınca 1906’da müftülükteki kadılık görevinden istifa ederek gazetecilik yapmak üzere Ufa’dan Orenburg şehrine taşınan Rızâeddin Fahreddin, burada Fatih Kerîmî ile birlikte şehrin Müslüman eşrafından Ramioğulları (Remiyev) diye anılan iki kardeşin çıkardığı Vakit gazetesinde yazı yazmaya başladı. Aynı ailenin desteğiyle yayın hayatına giren Şûrâ dergisinde editörlük yaptı, çok sayıda makale ve biyografi yayımladı. 1918’de Vakit ve Şûrâ’nın kapatılması üzerine işsiz kalınca Ufa’daki kadılık görevine döndü. 1923’te Ufa’da toplanan I. İslâm Nedvesi’nde Ufa müftülüğüne seçildi. 1924’ten itibaren Ufa Müftülüğü’nün yayın organı olarak İslâm Mecellesi adlı bir dergi çıkarmaya başladı. 1926’da Mekke’de düzenlenen İslâm Kongresi’ne Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği delegelerinin başkanı sıfatıyla katıldı. 1920’li yılların sonlarında Kremlin’in İslâm aleyhtarı politikaları etkisini iyice hissettirmesi sebebiyle 1933’e gelindiğinde yüz binlerce dinî lider sürgüne gönderildi, yargılanmadan katledildi, on binlerce mescid kapatıldı. Rızâeddin bu gelişmeler karşısında protestolarını ısrarla sürdürdü. Hayatının son yıllarını maddî sıkıntılar içinde geçirdi. 12 Nisan 1936’da Ufa’da vefat etti. Rızâeddin Fahreddin, Tatar Rönesansı’nın Abdülkayyûm Nâsırî ve Mercânî’den sonra önde gelen şahsiyeti kabul edilmektedir. Kendisi de Gaspıralı İsmâil ve Mûsâ Cârullah gibi Türk dilinde birliği savunmuştur. Rızâeddin Fahreddin din, ahlâk, eğitim, tarih ve biyografi alanlarında pek çok eser kaleme almıştır.

Rızâeddin bin Fahreddin - Yazarın kitapları

Kapat