Abdülkadir Cami BaykurtCinler Yurdu -Dârü’l-Cünûn-Yayına Hazırlayan: Yüksel Kanar
Trablusgarb vilayeti ve Fizan, Osmanlı’nın son zamanlarında neredeyse tamamen bir sürgün yeri olarak kabul ediliyordu. Cami Baykurt, 1896 yılında 18 yaşındayken Harbiye Mektebi’ni mülazım-ı evvel (teğmen) olarak bitirdikten sonra zararlı görülen düşünceleri dolayısıyla Trablusgarb’a atanmış, birtakım görevlerden sonra Gat kasabasında kaymakam ve kumandan olarak görev yapmıştır.
Yazarın, görev yaptığı bu bölgeyle ilgili olarak Trablusgarb’dan Sahra-yı Kebire Doğru ve Son Osmanlı Afrikası’nda Hayat adlarıyla yazdığı iki kitabı yayınlanmıştır.
Kitapçık halinde sunduğumuz bu uzun yazı ise, yine bölgedeki görevi sırasında yaşadığı bir olayı anlatmaktadır. Eser, Mihrab dergisinin 1340/1921 yılındaki 13-14 (Haziran-1340) ve 15-16. (1 Temmuz 1340) sayılarında iki bölüm halinde Amonikal İdînen başlığıyla yayınlanmıştır. Yazarının gençliğinde yaşadığı, kendisinin de hayretler içerisinde kaldığı ve “belki gördüklerimi humma hezeyanına benzeterek sadece omuz silkip geçeceksiniz” diye anlattığı olay, çöl ortasındaki bir mağaradaki Atlantis’le ilgili yazıtlar üzerinde çalışan Şerif Ahmed’le ilgilidir. Okuyucu yazıyı okurken kendisini büyülü bir dünyada hissedecektir. Gerçekten akıl almaz gibi görünen, ama kuşkusuz gerçek olan bu hikâyeyi günümüz Türkçesine aktararak okurlarımıza sunuyoruz. Hikâyenin, aslında ta Platon ve Solon’dan beri hakkında çok şeyler yazılan ve “kayıp kıta” olarak bilinen Atlantis ve Atlantisliler konusunda verdiği yeni ve ilginç bilgiler dolayısıyla okuyucularımızın ilgisini çekeceğine inanıyoruz.
- Açıklama
Trablusgarb vilayeti ve Fizan, Osmanlı’nın son zamanlarında neredeyse tamamen bir sürgün yeri olarak kabul ediliyordu. Cami Baykurt, 1896 yılında 18 yaşındayken Harbiye Mektebi’ni mülazım-ı evvel (teğmen) olarak bitirdikten sonra zararlı görülen düşünceleri dolayısıyla Trablusgarb’a atanmış, birtakım görevlerden sonra Gat kasabasında kaymakam ve kumandan olarak görev yapmıştır.
Yazarın, görev yaptığı bu bölgeyle ilgili olarak Trablusgarb’dan Sahra-yı Kebire Doğru ve Son Osmanlı Afrikası’nda Hayat adlarıyla yazdığı iki kitabı yayınlanmıştır.
Kitapçık halinde sunduğumuz bu uzun yazı ise, yine bölgedeki görevi sırasında yaşadığı bir olayı anlatmaktadır. Eser, Mihrab dergisinin 1340/1921 yılındaki 13-14 (Haziran-1340) ve 15-16. (1 Temmuz 1340) sayılarında iki bölüm halinde Amonikal İdînen başlığıyla yayınlanmıştır. Yazarının gençliğinde yaşadığı, kendisinin de hayretler içerisinde kaldığı ve “belki gördüklerimi humma hezeyanına benzeterek sadece omuz silkip geçeceksiniz” diye anlattığı olay, çöl ortasındaki bir mağaradaki Atlantis’le ilgili yazıtlar üzerinde çalışan Şerif Ahmed’le ilgilidir. Okuyucu yazıyı okurken kendisini büyülü bir dünyada hissedecektir. Gerçekten akıl almaz gibi görünen, ama kuşkusuz gerçek olan bu hikâyeyi günümüz Türkçesine aktararak okurlarımıza sunuyoruz. Hikâyenin, aslında ta Platon ve Solon’dan beri hakkında çok şeyler yazılan ve “kayıp kıta” olarak bilinen Atlantis ve Atlantisliler konusunda verdiği yeni ve ilginç bilgiler dolayısıyla okuyucularımızın ilgisini çekeceğine inanıyoruz.
Stok Kodu:9786258654035Boyut:11 x 18,5Sayfa Sayısı:80Basım Yeri:İstanbul, Ana BasınBaskı:1Basım Tarihi:Mart 2026Kapak Türü:300 gr. BristolKağıt Türü:70 gr. HolmenDili:TürkçeOrijinal Adı:Dârü’l-Cünûn
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
