Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%35
buyuyenayyayinlari.com.tr

Kendi Gözlerimizle GörmekBir Dünya Görüşü Olarak İslam

Liste Fiyatı : 32,00TL
İndirimli Fiyat : 20,80TL
Kazancınız : 11,20TL
9786059268523
362245
Kendi Gözlerimizle Görmek
Kendi Gözlerimizle Görmek Bir Dünya Görüşü Olarak İslam
Büyüyenay Yayınları
20.80

Gençleri hedef grup olarak seçen bu kitap, toplumumuzda en fazla zihin karışıklığının yaşandığı bir alanda onları bilgilendirmeye ve düşünmeye çağırıyor. Soru-cevap biçiminde diyaloglardan oluşan metin İslam'ı yeni bir perspektiften ve bir dünya görüşü olarak ele alıyor. İslam'ın varlık görüşünden iktisat görüşüne, din anlayışından kitap anlayışına, toplum tasavvurundan tarih tasavvuruna kadar farklı alanlardaki vizyonunu ortaya koymaya çalışmaktadır. Günümüzde farklı akım ve gruplar arasında tartışma konusu olan birçok mesele, eleştirel bir gözle sorgulanmakta ve bütüncül bir anlayış sunulmaktadır. Günlük hayatta çok konuşulan ama pek de sorgulanmayan ezberler ve klişeler tartışmaya açılmaktadır.

İslam, bir dünya görüşü olarak bize hem zihinsel hem de toplumsal-pratik anlamda bir “yol haritası” sunmaktadır. Bu yol haritası, zihnimizi ve yolumuzu aydınlatacak bir fener niteliğindedir. Hayatımızı bilinçli olarak yaşamak ve anlamlı kılmak istiyorsak bu fenere ihtiyacımız olduğunu bilmeliyiz. Çeşitli fırkaların ve cemaatlerin vesayetine girmeden, aklımızı ve vicdanımızı kullanarak kendimize bir yol çizmek istiyorsak, kendi gözlerimizle görmeyi de öğrenmek zorundayız. Bu eseriyle gençleri bilgilendirmek ve onlarla entelektüel bir sohbet yapmak niyeti ve amacıyla Kadir Canatan bizi bir kişi, grup ya da cemaate değil, kendi gözünüzle dünyayı görmeye çağırmaktadır. Başka bir deyişle bir dünya görüşü oluşturmamıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

KENDİ GÖZLERİMİZLE GÖRMEK

Bir Dünya Görüşü İslam

Çağımızda “din” kavramı klişe haline gelmiş kavramlardan birisidir. Klişe, manası geri plana atılan ve salt işlevsel yönüyle kullanılan bir ifade tarzıdır. Sözgelimi selamlaşma günlük hayatta sıkça kullanılan bir klişedir. Hiç kimse selamın anlamı üzerinde durmaz, bunun bir araya geldiğimizde ya da birbirimizi uzaktan gördüğümüzde sağladığı bir işlevi vardır, bu işlevi sebebiyle kullanılır. Din kavramı da bir klişe olarak bazı şeyleri bize hatırlatır ama dinin kapsamı ve derinliği hakkında herhangi bir şey söylemez. İşte, “Bir Dünya Görüşü Olarak İslam”ın ele alınmasının ve gençlere sunulmasının amacını burada aramak gerekir.

“Kendi Gözlerimizle Görmek” adlı çalışma, klişeyi tersyüz etmek; her türlü önyargı ve kalıp yargıdan uzak bir şekilde İslam'ı enine boyuna konuşmak için yazıldı. Bunun için önce bilinenlerin sorgulanması gerekiyordu. En genel bir kavram olarak varlıktan başlayarak Din, Kitap ve Nübüvvet gibi kavramlar incelendi. Temeller atıldıktan sonra İslam'ın insan, toplum, siyaset, ahlak, tarih, ekonomi ve gelecek tasavvuru gibi önemli konulardaki yaklaşımlarının ne olduğu tartışıldı.

Aliya İzzet Begoviç dünya görüşlerini üç kümede toplamaktadır: Dinî (maneviyatçı), materyalist ve İslamî. Bunlar şuur, tabiat ve insan olarak adlandırmağa alışmış olduğumuz mahut üç esas mümkünata tekabül ediyor veya bunların projeksiyonlarıdır. En eski zamanlardan bugüne kadar ortaya atılmış bütün ideoloji, felsefe ve düşünce sistemleri bu üç temel dünya görüşünden birine dayanmaktadır. Bunlardan birincisine göre, yegâne varlık ruhtur; ikincisine göre maddedir. Üçüncüsüne gelince, o ruh ve maddenin bir arada var oluşundan yola çıkmaktadır. En yüksek şekli insanda sergilenen ruh-madde birliği prensibinin adı, İslâm'dır.

Bir dünya görüşü olarak İslam, insanı ilgilendiren her konuda vizyon sunuyor. Ekonomi, siyaset, ahlak, tarih ve benzer konular bu dünya görüşü açısından irdeleniyor. Ekonomi ve siyasetin dinden bağımsız olmayacağı fikri işleniyor. Ama katı bir ideolojik zemine çekilmeden ve indirgemeye düşmeden. Siyaset, dinle çatışmaya sokulmadan düzenleniyor. Siyasette olmazsa olmaz kurallar vurgulanıyor. Hukukun üstünlüğü, seçim ve beyat, temsil sistemi olarak şura ve tabi ki adalet vazgeçilmez prensipler olarak sunuluyor. Ekonomide ne kapitalizme ne de sosyalizme yakınlaşmak gibi bir iddia olabilir. İslami ekonomi, tıpkı siyasette olduğu gibi bazı temel prensiplerle tanımlanıyor. Faiz yasağı, adil bir paylaşım, çalışma ve tasarruf, israf ekonomisi değil, ihtiyaçlara dayalı gerçek bir üretim ekonomisi hedefleniyor. İnsanın üretim ve tüketim kıskacından özgürleşmesi sağlanarak varoluşuna aşkın bir anlam yükleniyor.

Herşeyin temelinde ahlak vardır! Bu ilke, her yerde hatırlatılıyor ama özellikle bir başlık altında doğrusu ve eğrisiyle tartışılıyor. Tarihimizde ahlakın başına gelenler ve yeniden bir ahlak toplumu haline gelmenin koşulları tanımlanıyor.

Nihayet tarih ve gelecek vizyonu bölümünde, İslam'ın tarihe biçtiği değer ve geleceğe yönelik nosyonları dile getiriliyor. Tarihin tuzağına düşmeden nasıl bir tarih algısı oluşturulacağı tezi üzerine görüşler sıralanıyor. Tarihin döngüsel ve ilerlemeci felsefesine yönelik itirazlarla, nasıl bir tarih inşa edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kitap başından sonuna diyaloglar biçiminde tasarlandı ve bazen aykırı sorularla zihin jimnastiği yapıldı. Oldukça akıcı bir üslupla yazılan ve okuma parçalarıyla zenginleştirilen eser gençleri “kendi gözleriyle dünyayı görme”ye çağırıyor.

  • Açıklama
    • Gençleri hedef grup olarak seçen bu kitap, toplumumuzda en fazla zihin karışıklığının yaşandığı bir alanda onları bilgilendirmeye ve düşünmeye çağırıyor. Soru-cevap biçiminde diyaloglardan oluşan metin İslam'ı yeni bir perspektiften ve bir dünya görüşü olarak ele alıyor. İslam'ın varlık görüşünden iktisat görüşüne, din anlayışından kitap anlayışına, toplum tasavvurundan tarih tasavvuruna kadar farklı alanlardaki vizyonunu ortaya koymaya çalışmaktadır. Günümüzde farklı akım ve gruplar arasında tartışma konusu olan birçok mesele, eleştirel bir gözle sorgulanmakta ve bütüncül bir anlayış sunulmaktadır. Günlük hayatta çok konuşulan ama pek de sorgulanmayan ezberler ve klişeler tartışmaya açılmaktadır.

      İslam, bir dünya görüşü olarak bize hem zihinsel hem de toplumsal-pratik anlamda bir “yol haritası” sunmaktadır. Bu yol haritası, zihnimizi ve yolumuzu aydınlatacak bir fener niteliğindedir. Hayatımızı bilinçli olarak yaşamak ve anlamlı kılmak istiyorsak bu fenere ihtiyacımız olduğunu bilmeliyiz. Çeşitli fırkaların ve cemaatlerin vesayetine girmeden, aklımızı ve vicdanımızı kullanarak kendimize bir yol çizmek istiyorsak, kendi gözlerimizle görmeyi de öğrenmek zorundayız. Bu eseriyle gençleri bilgilendirmek ve onlarla entelektüel bir sohbet yapmak niyeti ve amacıyla Kadir Canatan bizi bir kişi, grup ya da cemaate değil, kendi gözünüzle dünyayı görmeye çağırmaktadır. Başka bir deyişle bir dünya görüşü oluşturmamıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

      KENDİ GÖZLERİMİZLE GÖRMEK

      Bir Dünya Görüşü İslam

      Çağımızda “din” kavramı klişe haline gelmiş kavramlardan birisidir. Klişe, manası geri plana atılan ve salt işlevsel yönüyle kullanılan bir ifade tarzıdır. Sözgelimi selamlaşma günlük hayatta sıkça kullanılan bir klişedir. Hiç kimse selamın anlamı üzerinde durmaz, bunun bir araya geldiğimizde ya da birbirimizi uzaktan gördüğümüzde sağladığı bir işlevi vardır, bu işlevi sebebiyle kullanılır. Din kavramı da bir klişe olarak bazı şeyleri bize hatırlatır ama dinin kapsamı ve derinliği hakkında herhangi bir şey söylemez. İşte, “Bir Dünya Görüşü Olarak İslam”ın ele alınmasının ve gençlere sunulmasının amacını burada aramak gerekir.

      “Kendi Gözlerimizle Görmek” adlı çalışma, klişeyi tersyüz etmek; her türlü önyargı ve kalıp yargıdan uzak bir şekilde İslam'ı enine boyuna konuşmak için yazıldı. Bunun için önce bilinenlerin sorgulanması gerekiyordu. En genel bir kavram olarak varlıktan başlayarak Din, Kitap ve Nübüvvet gibi kavramlar incelendi. Temeller atıldıktan sonra İslam'ın insan, toplum, siyaset, ahlak, tarih, ekonomi ve gelecek tasavvuru gibi önemli konulardaki yaklaşımlarının ne olduğu tartışıldı.

      Aliya İzzet Begoviç dünya görüşlerini üç kümede toplamaktadır: Dinî (maneviyatçı), materyalist ve İslamî. Bunlar şuur, tabiat ve insan olarak adlandırmağa alışmış olduğumuz mahut üç esas mümkünata tekabül ediyor veya bunların projeksiyonlarıdır. En eski zamanlardan bugüne kadar ortaya atılmış bütün ideoloji, felsefe ve düşünce sistemleri bu üç temel dünya görüşünden birine dayanmaktadır. Bunlardan birincisine göre, yegâne varlık ruhtur; ikincisine göre maddedir. Üçüncüsüne gelince, o ruh ve maddenin bir arada var oluşundan yola çıkmaktadır. En yüksek şekli insanda sergilenen ruh-madde birliği prensibinin adı, İslâm'dır.

      Bir dünya görüşü olarak İslam, insanı ilgilendiren her konuda vizyon sunuyor. Ekonomi, siyaset, ahlak, tarih ve benzer konular bu dünya görüşü açısından irdeleniyor. Ekonomi ve siyasetin dinden bağımsız olmayacağı fikri işleniyor. Ama katı bir ideolojik zemine çekilmeden ve indirgemeye düşmeden. Siyaset, dinle çatışmaya sokulmadan düzenleniyor. Siyasette olmazsa olmaz kurallar vurgulanıyor. Hukukun üstünlüğü, seçim ve beyat, temsil sistemi olarak şura ve tabi ki adalet vazgeçilmez prensipler olarak sunuluyor. Ekonomide ne kapitalizme ne de sosyalizme yakınlaşmak gibi bir iddia olabilir. İslami ekonomi, tıpkı siyasette olduğu gibi bazı temel prensiplerle tanımlanıyor. Faiz yasağı, adil bir paylaşım, çalışma ve tasarruf, israf ekonomisi değil, ihtiyaçlara dayalı gerçek bir üretim ekonomisi hedefleniyor. İnsanın üretim ve tüketim kıskacından özgürleşmesi sağlanarak varoluşuna aşkın bir anlam yükleniyor.

      Herşeyin temelinde ahlak vardır! Bu ilke, her yerde hatırlatılıyor ama özellikle bir başlık altında doğrusu ve eğrisiyle tartışılıyor. Tarihimizde ahlakın başına gelenler ve yeniden bir ahlak toplumu haline gelmenin koşulları tanımlanıyor.

      Nihayet tarih ve gelecek vizyonu bölümünde, İslam'ın tarihe biçtiği değer ve geleceğe yönelik nosyonları dile getiriliyor. Tarihin tuzağına düşmeden nasıl bir tarih algısı oluşturulacağı tezi üzerine görüşler sıralanıyor. Tarihin döngüsel ve ilerlemeci felsefesine yönelik itirazlarla, nasıl bir tarih inşa edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

      Kitap başından sonuna diyaloglar biçiminde tasarlandı ve bazen aykırı sorularla zihin jimnastiği yapıldı. Oldukça akıcı bir üslupla yazılan ve okuma parçalarıyla zenginleştirilen eser gençleri “kendi gözleriyle dünyayı görme”ye çağırıyor.

      Stok Kodu
      :
      9786059268523
      Boyut
      :
      13,5 x 21,0 cm
      Sayfa Sayısı
      :
      240
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapaklı
      Kağıt Türü
      :
      70 gr Holmen lüks kitap kağıdı
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat