Abdülkâdir Bîdil-i DihlevîEy Unutuş Neredesin? Felsefe ve Hikemiyât-ı Abdülkâdir Bîdil-i Dihlevî - Sebk-i Hindî Şairleri: 5İntihâb ve Tercüme: Mustafa Hulûsî Karadeniz - Yayına Hazırlayan: Turgay Şafak
Türk asıllı olup Farsça şiirleri ile Hint alt kıtasının en önemli şairlerinden biri kabul edilen Mirza Abdülkadir-i Bîdil (1644-1720), bilhassa tasavvufi şiirleriyle Hindistan dışında Afganistan ve Mâverâünnehir’de büyük rağbet görmüştür.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Bîdil-i Dihlevî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çağrışım dünyası geniş şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi’nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.
- Açıklama
Türk asıllı olup Farsça şiirleri ile Hint alt kıtasının en önemli şairlerinden biri kabul edilen Mirza Abdülkadir-i Bîdil (1644-1720), bilhassa tasavvufi şiirleriyle Hindistan dışında Afganistan ve Mâverâünnehir’de büyük rağbet görmüştür.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Bîdil-i Dihlevî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çağrışım dünyası geniş şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi’nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.
Stok Kodu:9786258654233Boyut:13,5x21Sayfa Sayısı:126Basım Yeri:Birlik Fotokopi BaskıBaskı:1Basım Tarihi:Haziran 2026Çeviren:Mustafa Hulûsî KaradenizKapak Türü:300 gr. BristolKağıt Türü:70 gr. HolmenDili:TürkçeOrijinal Adı:Felsefe ve Hikemiyât-ı Abdülkâdir Bîdil-i Dihlevî
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
