Sâib-i TebrîzîGündüzümü Gördün Gecemi Sorma - Hikemiyât-ı Sâib-i Tebrîzî - Sebk-i Hindî Şairleri: 4İntihâb ve Tercüme: Mustafa Hulûsî Karadeniz - Yayına Hazırlayanlar: Turgay Şafak • Emrullah Yakut
Fars şiirinin en güçlü ve en etkili simalarından biri olan Sâib-i Tebrîzî (1601-1676), Safevî Devleti’nin en parlak dönemi şairlerindendir. Sâib bir Türk şairi olmasına rağmen Fars edebiyatında yeni bir ekol kurmuş ve Hint üslûbunun (Sebk-i Hindî) sayılı temsilcileri arasında yer almıştır. İran, Hindistan, Azerbaycan ve Orta Asya’daki birçok şair üzerinde, lafız ve mâna sanatındaki mahareti, geniş muhayyilesi ve yeni mazmunlar bulmasıyla güçlü bir etki sahibi olmuştur.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Sâib-i Tebrîzî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi’nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.
- Açıklama
Fars şiirinin en güçlü ve en etkili simalarından biri olan Sâib-i Tebrîzî (1601-1676), Safevî Devleti’nin en parlak dönemi şairlerindendir. Sâib bir Türk şairi olmasına rağmen Fars edebiyatında yeni bir ekol kurmuş ve Hint üslûbunun (Sebk-i Hindî) sayılı temsilcileri arasında yer almıştır. İran, Hindistan, Azerbaycan ve Orta Asya’daki birçok şair üzerinde, lafız ve mâna sanatındaki mahareti, geniş muhayyilesi ve yeni mazmunlar bulmasıyla güçlü bir etki sahibi olmuştur.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Sâib-i Tebrîzî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi’nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.
Stok Kodu:9786258654226Boyut:13,5x21Sayfa Sayısı:306Basım Yeri:Birlik Fotokopi BaskıBaskı:1Basım Tarihi:Haziran 2026Çeviren:Mustafa Hulûsî KaradenizKapak Türü:300 gr. BristolKağıt Türü:70 gr. HolmenDili:TürkçeOrijinal Adı:Hikemiyât-ı Sâib-i Tebrîzî
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
